28 Ağustos 2013 Çarşamba

Zoru Seçmek.



“Zordur benimle yürümek. Bunu benimle yola çıkanlar bilir. Hepsi yarı yolda beni bırakıp gittiler. Suç kimde? Ben zoru seviyorum, onlar sevmiyor. Yapacak bir şey yok. Suçum var mı? Tabii ki var. ' Zor yola kolay kişilerle çıkmak.' En büyük hatam bu.”
Charles Bukowski ne doğru söylemiş yukarıda yazdığım sözleriyle.
Çevrenize dikkatle baktığınızda, iki çeşit insan göreceksiniz. Zoru seçenler ve kolayı seçenler. Zoru seçenler daima elma ağacının en üst dalındaki  elmayı almayı planlayan, hayallerine sınır tanımayan ve bu hayalleri gerçekleştirmek için bütün zorluklara katlanan, çalışan, mücadele eden kişiler.
Kolayı seçenler ise en az emekle, en fazla getiri nasıl ele ederim düşüncesinden başka bir şey düşünmeyen ve zoru görünce hemen kaçan kişiler.
Yaşam içinde bazen başarılı olur gibi gözükseler de, kolayı seçenler fazla ilerleyemiyorlar ne yazık ki. Zoru seçenler ise eğer doğru kararlar almışlarsa ve doğru kişilerle yola çıkmışlarsa sonunda mutlaka başarıya ulaşıyorlar. İşte işin sırrı burada. Doğru kişilerle yola çıkmak. Eğer zor kişi yola kolay kişi ile çıkarsa yarı yolda kalacağı kesin. Zira kolay kişi ilk uçurum başında zor kişiyi terk edip gidiyor.
Tarihte başarılı olmuş  bilim adamlarınının, siyasetçilerin ve diğer kişilerin yaşamını dikkatle incelerseniz beraber yola çıktıkları kişileri dikkatle seçtiklerini  göreceksiniz. Zorluklar içinde başarıya ulaşmak, sadece beraber yola çıkacağın kişinin de zorluklar adamı olması ile mümkün.
Bu kaide sadece büyük işler için değil, günlük yaşamımızda bile çok geçerli bence.
Umarım, hepimize zor yollarımızda kolayı seven eşlikçiler değil, kendimiz gibi zoru seven eşlikçiler düşer.