13 Mayıs 2016 Cuma

İzmir’in Mimar Ağabeyleri ve Mühendis Amcaları.


İzmir, 15 Mayıs 1919, sabah saat 8.00… Evvela bir kurşun sesi “ilk kurşun”… Ve Ege köpürüyor, sanki kabına sığamıyor. Kılıçları uçurtuyor, topları gürletiyorlar… “Gürler zaferin teranesiyle coşkun sesi bir topun derinden derinden” diyorlar ve bize zaferi getiriyorlar, hediye ediyorlar.


Sonra! Fessiz ve sarıksız bağırıyoruz hep beraber, ben de vardım bu kez: “Çıktık açık alınla, on yılda her savaştan” ve “eğilin gökler dedik bulutlar kat kat oldu”.

Sonra! İşte bu günlere geldik, el ele, hep beraber ve ne de çabuk geldik, hem de “anlaşmış bir kütle” olarak.

Yüzyılın dönüşü ile İzmir’de kaç Türk mimar ve mühendis vardı, kaç doktor ve eczacı. Bilge Umar’ın kitabına göre yüzyılın başı İzmir’de 88 azınlığa karşı 7 Türk doktoru, 43 azınlığa karşı bir Türk eczanesi varmış. Bir dostum da asrın başında İzmir’de tek “bir” Türk mimarı vardı demişti. Bir insanın hayat süreci kadar kısa zaman geçti zafer şarkılarından beri.

Düşünüyorum, nerelerden nerelere geldik diye.1934 yılbaşı gecesi alışılageldiği gibi evimizde aile toplantısı ve eğlence vardı. Bu aylarca evvelinden hayal ettiğimiz bir geceydi ve annemin yaş günü idi. O sene babam misafir getirmişti. Kafkasya’dan dostu olan ittihatçı bir ailenin oğlu, elektrik mühendisi Civanşir Bey, Civanşir Bey smokin giymiş, çok saygılı, zarif bir gençti. Ankara’da oturuyor ve devlette vazifesi varmış. Annemin bir sorusu üzerine Ankara’da Nâfıa Vekaleti’nde yedi mühendis olduğunu ve kendisi ile beraber iki elektrik mühendisi bulunduğunu söylemişti.

Otuzların sonunda, kırklı yıllara girildiğinde İzmir’de kaç mühendis ve mimar vardı. Hafızamı zorladım, pek bir yere erişemedim. Sonra büyüğüm olan arkadaşlarıma sordum, onlar da zorlandılar. İsim bulmak iş oldu, doğru muydu, bu kadar azmıydı. Hatırımda önce Belçika Elektrik Şirketi’nin mühendisleri (sonraları ESHOT’a aktarıldılar) Sırrı Bey ile gözlüklü Mehmet Bey, Galatasaraylı Fahrettin Resmor vardı. Sırrı Bey ve gözlüklü Mehmet Bey (sadece “gözlüklü” dendiği de olurdu) ile sonraları meslektaş olmuş,  müteahhitlik hayatımın başlarında onlardan çok yerinde bilgiler ve yol gösteriler almışımdır.

Eskiler dediğimiz üstatlarımız makineci pirimiz Fahrettin Aral (babamın da dostu), Anadolu Gazetesi sahibi Haydar Rüştü Bey’in damadı elektrik mühendisi Orhan Bey  (Baykent). O sıralarda devreye giren ve bir süre Şark Sanayi Fabrikası’nda da bulunan ve bilâhare Belediyeye de intisap eden Yahya Yardaş, bir de sonraları tanıdığım, Yün Mensucat’ın mühendisi, makineci sakallı Lükyanovski yirmili, otuzlu yılların elektrik ve makine mühendisleridir.

Unuttuklarım ve tanıyamadıklarımla beraber yirmili, otuzlu yıllarda elektrik ve makine mühendislerinin sayılarının 10, 12 ile sınırlı kaldığını görüyorum.

Şimdi Makine Mühendisleri Odası’na 2.500, Elektrik Mühendisleri Odası’na kayıtlı 1.016 mühendis var (1992 yılı). Otuzların 10-12’sine karşın 3.516 mühendislik potansiyeli oluşmuş.

İzmir Nâfıa Müdürlüğü’nün (Bayındırlık Müdürlüğü) 1950 kadrosunda bir yüksek inşaat mühendisi Aytekin Kentli, iki inşaat yüksek teknikeri ve bir de ressam vardı. 1951 senesi başlarında bir mimar ve bir inşaat mühendisi kadroya girmişti. Hepsi bundan ibaretti. 1951 senesinde İzmir Vilayeti Nâfıa Müdürlüğü’nde görev yapan mimar, inşaat, makine ve elektrik mühendislerinin toplamı yedi kişiydik.

Yirmili ve otuzlu yılların hatıralarda kalan mimar ve inşaatçıları da pek azdır. Alp Türksoy ve Rıza Aşkın’ın yardımları ile ondokuz isim hatırlayabildik. Bunlardan beş mimar ve mühendisin isimlerini daha evvel duymamıştım.

Mimarlar

Necmettin Emre
Ferruh Emre
Ferruh Orel
Kemal Tetik
Tahsin Sermet
Melih Pekel
Fuat Tanla
Armao
Monceri
Kemalettin Bey
İnşaat Mühendisleri

Ömer Lütfü Akad
Muammer Tansu
Aziz Arsev
Emin İplikçi
Ragıp Burat
Lütfü Çizgenakad
Cahit Çeçen
Behçet Üstay
Hurşit Bey
İlyef ve babası

Yirmili ve otuzlu yıllarda İzmir’e hizmet veren mimar ve mühendislerden hatırlanabilenler 19 kişi. Bu en çok 25 olabilir.

1993 senesinde İzmir Mimarlar Odası’na kayıtlı 2.500 mimar var. İnşaat Mühendisleri Odası’na ise 6.500 mühendis. 1930’ların 20’sine karşın 1993 yılında odalara kayıtlı 9.000 profesyonel inşaatçı var. Geniş ölçüde düşündüğümde 1930’ların toplamı en çok 35 mimar ve çeşitli dallardan mühendisine karşın, bugün odalara kayıtlı en az 12.500 mimar ve çeşitli daldan mühendis İzmir iline hizmet veriyor. Nereden nereye geldik. 35 teknik adama karşı 12.500. Elliüç senede 350 kat artmış. Ne büyük yol almışız.

Yakışmıyor dostlarım koca koca adamlara, Cumhuriyeti birlemeye, ikilemeye ve hele Atatürk’e şaşı bakmaya, bu hesaplar varken, hiç mi hiç yakışmıyor.



Turan Muşkara'nın "İzmir ve Karşıyaka Anıları" kitabından alınmıştır.

Sayfa, 27-29