15 Eylül 2026 Salı

Açılım, ama ne için açılım?

 

Açılım, ama ne için açılım? 

Bence asıl soru bu. 

Medyamızda olmayan , ancak dış medyada yer bulan bir habere göre; PKK 17 saat önce AB ve ABD’ne bir yazı yazıyor ve artık Türk Parlamentosunun aldığı bir karar doğrultusunda “terör örgütü” olarak tanımlanmadığını ve hem AB ve hem de ABD dışişleri bakanlığı listelerinden terör örgütü olmaktan çıkartılmasını istiyor. 

Meclis kararanından 17 saat önce!.. 

Yani Meclis de alınan karar çoktan yazılmış ve uygulamaya geçilmiş.  

Gelelim şimdi ikinci soruya; Türkiye, İran, Suriye ve Irak’ta bulunan ve Amerikalıların çeşitli isimler koyarak besleyip, desteklediği örgüt tüm bu ülkelerde silah bırakacak mı? 

Cevap; Hayır… 

Bu karar sadece Türkiye sınırları içinde bulunan örgüt mensuplarını kapsıyor. Bu örgütlerin silah bırakıp bırakmadığını kim denetleyecek? Meclis adına 6 milletvekili, 4 bakanlık mensubu ve MİT… İyi de bu denetçileri kim seçecek ve vasıfları ne olacak? Seçecek olan Cumhurbaşkanı!..

Eğer terör örgütünün silah bırakması konusunda yeni bir hukuki veya siyasi mekanizma oluşturulacaksa, kamuoyunun şu soruların cevabını bilmesi gerekir:

  • Silah bırakanların kimlikleri nasıl tespit edilecek?
  • Silahların tamamının teslim edildiği nasıl doğrulanacak?
  • Örgütün gizli silah depoları nasıl bulunacak?
  • Sınır dışındaki silahlı unsurlar sürecin neresinde olacak?
  • Süreci kim denetleyecek?
  • Denetim sonuçları TBMM'ye ve kamuoyuna açıklanacak mı?
  • Silah bırakma gerçekleşmezse ne olacak?
  • Örgüt yeniden silahlanırsa hangi yaptırımlar uygulanacak?

Bunlar sorulmadan yalnızca “barış”, “kardeşlik” ve “yeni dönem” ifadeleriyle bir güvenlik politikasının yürütülmesi mümkün değildir.

“Silah bırakma” ile “tehdit ortadan kalkması” aynı şey değildir. Bir örgütün Türkiye sınırları içerisinde silah bırakması önemli bir gelişme olabilir. Fakat Türkiye'nin güvenliği açısından yeterli olup olmadığını anlamak için daha geniş bir tabloya bakmak gerekir. Eğer aynı örgütün veya onunla bağlantılı yapıların Türkiye sınırlarının hemen ötesinde silahlı varlığı devam ediyorsa, Türkiye gerçekten terör tehdidinden kurtulmuş olacak mıdır? Üstelik bu yapıların gelecekte yeniden silahlanmayacağının garantisi nedir?

Bunların cevabı verilmeden “terör bitti” demek, yalnızca bir temenni olur. 

Türkiye sınırları dışında bulunan örgüt mensuplarına gelince; bunlar ABD, İsrail, Fransa tarafından silahlanmaya devam edecekler. Nasıl olsa artık terör listesinden çıktılar!.. Amaç ne peki? Amaç Akdeniz koridoru ve Türkiye’nin güneydoğusunun işgal edilerek ABD / İsrail güdümünde bir devlet oluşturmak. Silah yardımı dediysem bu silahlar hafif değil, ağır silahlardan bahsediyorum. Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı koyabilecek silahlar.

Türkiye'deki terör sorunu çözülürken sınırlarımızın hemen ötesinde yeni bir silahlı yapı ortaya çıkmasına izin verilecek midir?

Eğer Türkiye'deki süreç “silah bırakma” üzerine kuruluyorsa, Türkiye'nin müttefiklerinden de aynı güvenlik hassasiyetini göstermeleri beklenmelidir.

Türkiye'nin içinde silah bırakan örgüt mensuplarının dışında, sınırın ötesindeki silahlı yapıların varlığının devam etmesi kabul edilecekse, bunun Türkiye'ye nasıl bir güvenlik kazandırdığı açıklanmalıdır.

Son birkaç yıldır güneydoğu Anadolu’ya göçmen adı altında yerleştirilenlere bakarsanız aslında bunların hareket geçme emri bekleyenler olduğunu anlayabilirsiniz.

Türkiye terörden kurtulacaksa, bu elbette büyük bir kazanım olacaktır.

Ama terörden kurtulmanın yolu, terörle mücadele edenleri küçümsemek veya terör örgütü liderlerini siyasi bir meşruiyet zeminine taşımak olmamalıdır.

Barış başka şeydir, teslimiyet başka.

Silah bırakılması başka şeydir, terörün siyasi olarak ödüllendirilmesi başka.

Toplumsal barış başka şeydir, terörün geçmişinin unutturulması başka.

Bu senaryo aylar öncesinden yazıldı ve şimdi TBMM’inde kabul edilen “açılım” ile ilk adım atıldı. 

Hiçbir kurumdan bu işi önleyecek herhangi bir girişim beklemeyin. Bu iş başımıza örülmekte olan belanın halkımız tarafından anlaşılıp, harekete geçmesiyle önlenebilir. 

Bu konuda umut var mı? 

Açılım yapılıyorsa, millet önce şunu bilmek istiyor: Açılım, ama ne için açılım?

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder