21 Eylül 2026 Pazartesi

Aşkın da Bir Son Kullanma Tarihi Var.


Aşkın da Bir Son Kullanma Tarihi Var.

Seni görünce kalbim
eskisi gibi çarpmıyor artık,
doktor “normal” dedi,
yaşın ilerlemiş,
kalbin de mesaiye kalmak istemiyor.

Eskiden sana bakınca
kelebekler uçuşurdu midemde,
şimdi kelebek yerine
reflü var biraz,
ama olsun,
o da bir hareketlilik.

Seni ilk gördüğüm gün
“İşte aşk!” demiştim.

Şimdi seni görünce
“Markete gidecektik,
yumurta almayı unutma” diyorum.

Aşk böyle bir şey galiba;
başta şiir yazdırıyor,
sonra ortak banka hesabı açtırıyor.

Sen “Beni seviyor musun?” diyorsun,
ben “Tabii ki” diyorum.

Ama içimden başka bir ses
“Elektrik faturasını yatırdın mı?”
diye bağırıyor.
 

Kıskanıyorum seni hâlâ.

Ama eskisi gibi değil.

Eskiden seni başka biriyle görünce
içim yanardı.

Şimdi “Kim bu?” diye soruyorum,
sonra gözlüğümü arıyorum. 

Romantizmimiz de gelişti zamanla.

Eskiden sana çiçek gönderirdim,
şimdi çiçek görünce
“Bunu balkona mı koyacağız?”
diye düşünüyorum.
 

Sen bana
“Birlikte yaşlanacağız” demiştin.

Ben de inanmıştım.

Meğer yaşlanmak
birlikte değil,
aynı anda unutmakmış.
 

Sen benim için hâlâ
dünyadaki en güzel kadınsın.

Ama bunu sana söylerken
lütfen ışığı biraz kıs.

Aşkın da estetik kaygıları var.

Yine de seviyorum seni.

Çünkü sen
benim hayatımın
en güzel alışkanlığısın.

Kahve gibi…

Sabahları olmasan
başım ağrıyor.

Bazen fazla konuşsan
başım yine ağrıyor.

Ama ne yapalım;

Aşk dediğin biraz da
baş ağrısını göze alıp
aynı fincandan içmeye devam etmektir.


A.A.

 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder