Dertliyseniz, hele hele bu derdiniz bir aşk
acısına dayanıyorsa ve o acıyı hafifletmek için kendinizi kadehe verdiyseniz
ünlü Agora Meyhanesi şarkısının, 'Burası Agora Meyhanesi, burada yaşar aşkların
en madarası ve en şahanesi' dizelerini mutlaka hatırlarsınız.
Şarkının kaynağı İzmir'di ama canlı tarih
Erkin Usman'a göre İzmir'de Agora Meyhanesi adında bir yer yoktu. Mezarlıkbaşı
ile Tilkilik arasındaki Agora semtinin salaş meyhaneleri vardı. Zaten şarkı da
bu salaş meyhanelerin birisinde, platonik bir aşktan doğmuştu.
Bir Rum olan kaptan Asteri, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde İstanbul Balat'taki Leblebici Sokak'ta küçük bir meyhane açmış, adına da 'meydan' anlamına gelen Agora'yı uygun görmüştü. Küçük meyhanede masa yerinde kocaman fıçılar kullanır, akşamcıların 'köpek öldüren' dediği ucuz şaraplardan satardı. Balat'taki şarapçılar, yıllarca bu küçük meyhanenin müdavimi oldu ama hiç kimse semtlerindeki Agora'nın yıllar sonra İzmirli bir gencin şiiri, daha doğrusu şiirin bestesiyle ünleneceğini düşünmedi, düşünemedi.
Bir Rum olan kaptan Asteri, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde İstanbul Balat'taki Leblebici Sokak'ta küçük bir meyhane açmış, adına da 'meydan' anlamına gelen Agora'yı uygun görmüştü. Küçük meyhanede masa yerinde kocaman fıçılar kullanır, akşamcıların 'köpek öldüren' dediği ucuz şaraplardan satardı. Balat'taki şarapçılar, yıllarca bu küçük meyhanenin müdavimi oldu ama hiç kimse semtlerindeki Agora'nın yıllar sonra İzmirli bir gencin şiiri, daha doğrusu şiirin bestesiyle ünleneceğini düşünmedi, düşünemedi.
Yıl 1959
İzmirli tıp fakültesi öğrencisi Onur Şenli,
bir tanıdık kızına âşık olmuştu ama aşkına karşılık bulamadı. O zaman cep
telefonu yok ki mesaj atsın, internetin adı sanı bilinmiyor ki facebook'ta
eklenti yapsın. Kızın evinin bulunduğu sokağı mesken tuttu, gözünü balkona,
pencerelere dikti ama çabaları boşunaydı. Saçının tek teline bir galon şarap
içilecek kadar güzel olan genç kız Onur'un aşkına karşılık vermedi.
KADEHLERLE DERTLEŞTİ.
Tek taraflı platonik aşk, Onur'u Leylasına
kavuşamayan Mecnun'a döndürdü. Daha sonra ünlü bir doktor olan tıp öğrencisi
Onur Şenli, artık derdini salaş meyhanelerde kadehlere anlatıyordu. Agora
semtindeki meyhanelerin birisinden çıktığı, aşkının bedenini sırıl sıklam
sardığı karanlık bir gecede, odasına çekilip sevgilisine bir mektup yazdı. Tüm
duygularını satırlara döktü. Ama baktı ki yazdığı mektup değil, bir şiir... Hem
de öyle bir şiir oldu ki o mektup, her dizesine, her sözcüğüne karşılıksız
aşkın acısı, özlemi, umutsuzluğu çöktü.
Tıbbiyeli Onur, "Sana bu satırları, bir sonbahar gecesinin felç olmuş köşesinden yazıyorum" dizesiyle başlayan mektubun aslında bir şiir olduğunu fark edince “Gece, Şarap ve Aşk” başlığı altında yayımlanması için fakültesinin dergisine gönderdi. Şiir tam dergide basılacaktı ki şiir Ege Expres gazetesi editörlerinin eline geçti ve başlığını Agora Meyhanesi adıyla değiştirerek yayımladılar.
Tıbbiyeli Onur, "Sana bu satırları, bir sonbahar gecesinin felç olmuş köşesinden yazıyorum" dizesiyle başlayan mektubun aslında bir şiir olduğunu fark edince “Gece, Şarap ve Aşk” başlığı altında yayımlanması için fakültesinin dergisine gönderdi. Şiir tam dergide basılacaktı ki şiir Ege Expres gazetesi editörlerinin eline geçti ve başlığını Agora Meyhanesi adıyla değiştirerek yayımladılar.
Şiir, başlık, dizelerdeki duygular öyle
uyumlu bir bütün oluşturmuştu ki hemen bütün okuyucular şiirin bulunduğu
sayfayı kesip sakladı. Birçoğu da şiirin tamamını ezberledi.
ÜNLÜLERİN MEKÂNI.
ÜNLÜLERİN MEKÂNI.
O zaman, İzmir Fuarı'na ünlü şarkıcılar,
sanatçılar, yapımcılar gelirdi. Zaten İzmir'in kendi bestekârları da meşhurdu. Bestekâr
İsmet Nedim de şiirden haberdar oldu ve şiirin bestesini yaptı. Müzeyyen Senar,
Zeki Müren, Gönül Yazar, Behiye Aksoy gibi sanatçılar İzmir Fuarı'nın tarihe
geçmiş eğlence mekânları olan Göl Gazinosu'nda, Akasyalar'da, Kübana'da bu
muhteşem besteyi okudular.
Ama şarkıyı İstanbul'da dinleyenler, İzmir'in
Agora diye bir semti olduğunu hiç düşünmeden, Balat'taki meydan meyhanesi
Agora'ya akın ettiler. Balat'ın Agorası akşamları tıklım tıklım dolmaya
başladı. Müşteri akını yetmedi, Ayhan Işık, Cüneyt Arkın, Fikret Hakan, Türkan
Şoray gibi dönemin ünlü sanatçıları, ucuz şarapların servis edildiği bu
meyhaneyi mesken tutunca Agora Meyhanesi üç yüz civarında filme set oldu. Fakat
televizyonların ve dizilerin yaygınlaşmasıyla o da ömrünü doldurdu. Yaklaşık on
iki yıldır Balat'ta perişan halde duruyor.
“AGORA MEYHANESİ
Sana bu satırları
Bir sonbahar gecesinin
Felç olmuş köşesinden yazıyorum
Beşyüz mumluk ampullerin karanlığında
Saatlerdir boşalan kadehlere
Şarkılarını dolduruyorum
Tabağımdaki her zeytin tanesine
"Simsiyah Bakışların"ı koyuyorum
Ve kaldırıp kadehimi
Bu rezilcesine yaşamaların şerefine içiyorum.
Burası Agora Meyhanesi,
Burada yaşar aşkların en madarası
Ve en şahanesi
Burada saçların her teline bir galon içilir
Gözlerin her rengine bir şarkı seçilir
Sen bu sekiz köşeli meyhaneyi bilmezsin
Bu sekiz köşeli meyhane seni bilir
Burası Agora Meyhanesi
Burası arzularını yitirmiş insanların dünyası...
Şimdi içimde sokak fenerlerinin yalnızlığı
Boşalan ellerimde kahreden bir hafiflik
Bu akşam umutlarımı meze yapıp içiyorsam
Elimde değil
Bu da bir nevi namuslu serserilik
Dışarıda hafiften bir yağmur var
Bu gece benim gecem
Kadehlerde alaim-i semaların raks ettiği
Gönlümde bütün dertlerin hora teptiği gece bu
Camlara vuran her damlada seni hatırlıyorum
Ve sana susuzluğumu
Birazdan şarkılar susar, kadehler boşalır
Umutlar tükenir, mezeler biter
Biraz sonra bir mavi ay doğar tepelerden
Bu sarhoş şehrin üstüne
Birazdan bu yağmur da diner
Sen bakma benim böyle delice efkârlandığıma
Mendilimdeki o kızıl lekeye de boş ver
Yarın gelir çamaşırcı kadın
Her şeyden habersiz onu da yıkar
Sen mesut ol yeter ki ben olmasam ne çıkar?
Dedim ya burası Agora Meyhanesi
Bir tek iyiliğin tüm kötülüklere meydan okuduğu yer
Burası Agora Meyhanesi
Burası kan tüküren mesut insanların dünyası.”
Bir sonbahar gecesinin
Felç olmuş köşesinden yazıyorum
Beşyüz mumluk ampullerin karanlığında
Saatlerdir boşalan kadehlere
Şarkılarını dolduruyorum
Tabağımdaki her zeytin tanesine
"Simsiyah Bakışların"ı koyuyorum
Ve kaldırıp kadehimi
Bu rezilcesine yaşamaların şerefine içiyorum.
Burası Agora Meyhanesi,
Burada yaşar aşkların en madarası
Ve en şahanesi
Burada saçların her teline bir galon içilir
Gözlerin her rengine bir şarkı seçilir
Sen bu sekiz köşeli meyhaneyi bilmezsin
Bu sekiz köşeli meyhane seni bilir
Burası Agora Meyhanesi
Burası arzularını yitirmiş insanların dünyası...
Şimdi içimde sokak fenerlerinin yalnızlığı
Boşalan ellerimde kahreden bir hafiflik
Bu akşam umutlarımı meze yapıp içiyorsam
Elimde değil
Bu da bir nevi namuslu serserilik
Dışarıda hafiften bir yağmur var
Bu gece benim gecem
Kadehlerde alaim-i semaların raks ettiği
Gönlümde bütün dertlerin hora teptiği gece bu
Camlara vuran her damlada seni hatırlıyorum
Ve sana susuzluğumu
Birazdan şarkılar susar, kadehler boşalır
Umutlar tükenir, mezeler biter
Biraz sonra bir mavi ay doğar tepelerden
Bu sarhoş şehrin üstüne
Birazdan bu yağmur da diner
Sen bakma benim böyle delice efkârlandığıma
Mendilimdeki o kızıl lekeye de boş ver
Yarın gelir çamaşırcı kadın
Her şeyden habersiz onu da yıkar
Sen mesut ol yeter ki ben olmasam ne çıkar?
Dedim ya burası Agora Meyhanesi
Bir tek iyiliğin tüm kötülüklere meydan okuduğu yer
Burası Agora Meyhanesi
Burası kan tüküren mesut insanların dünyası.”
Dr. Onur Şenli.
Yüz bulamayan aşık, bu şiiri İzmir'in
meyhanelerinde teselli ararken yazdı.
(BU ÖYKÜ, GÜRKAN BATI VE TUFAN SELÇUK'UN DEĞERLİ KATKILARIYLA
DERLENMİŞTİR.)
