Bu meret öyle bir
merettir ki, acıyla içilir, tatlıyla içilir, neşeyle
içilir, ağlayarak içilir, kavunla içilir, peynirle içilir, ikisi
beraber çok güzel içilir yemekle içilir, mezeyle içilir, suyla içilir,
susuz içilir, sodayla içilir, şalgamla içilir.
içilir, ağlayarak içilir, kavunla içilir, peynirle içilir, ikisi
beraber çok güzel içilir yemekle içilir, mezeyle içilir, suyla içilir,
susuz içilir, sodayla içilir, şalgamla içilir.
Ama işte, bir tek
salakla içilmez...
Nazım Hikmet RAN
Der Nazım usta rakı
için. Hadi ben de birşeyler diyeyim bakalım.
Kulüp rakısı ülkemizdeki en efsane rakıların başında gelir.
Atatürk'ün rakısı olarak bilinir. Aslında paşanın en sevdiği rakılar
Bilecik ve Dimitrikopulo
rakılarıdır. Ancak Kulüp Rakısı'nın bu ikili ile birlikte ilk 3 sırada
kendisine yer edindiğini söylemek yanlış olmaz. Altınbaş gibi %50 alkol içeren
kulüp rakısı 1930’lu yılların hemen başlarında seri üretime geçmiştir.
Etiketindeki iki kişinin kim olduğu her zaman merak edilir. Bu konu hakkında çeşitli yazılar okumak mümkündür. İsmet İnönü ile Mustafa Kemal Paşa olduğunu söyleyen yazılar azımsanmayacak kadar çoktur ancak bu gerçek değildir.
Kulüp Rakısı etiketini
tasarlayan İhap Hulusi Görey, ülkemizde grafik sanatının ve reklamcılığın
öncüsü kabul edilir. Latin harflerinin kabulünden sonra hazırlanan ilk
Alfabenin Kapağı, Kulüp Rakısı etiketi, Milli Piyango ve Ziraat Bankası gibi
resmi kurumlar için hazırlanan sayısız afiş çalışmalarıyla İhap Hulusi bey
cumhuriyetin görsel tarihiyle özdeşleşmiş bir tasarımcıdır.
İhap Hulusi Bey
Adına birçok efsane
oluşturulmuş Kulüp Rakısı'nın etiketindekilerden birisi, İhap Hulusi beyin
kendisidir. Diğerinin şair-milletvekili Fazıl Ahmet Aykaç Bey olduğu söylenir ki
muhtemelen doğru olan budur. Bu
konuda bugüne kadar elde edilmiş en ciddi ve güvenilir kaynak bir söyleşiyle
ilgilidir. Tekel basın ve halkla ilişkiler müdürü Ekber Yeşilyurt, 1980'li
yılların başlarında İhap Hulusi beye saygı ziyaretine gider. Bu ziyaret
sırasında üstada etiketi sorar. Üstadın demesine göre; Lebon Pastanesi'nin (bugünkü Markiz'in) her akşamki
müdavimlerinden biri olan İhap Hulusi Bey, Ahmet Haşim, Mithat Cemil, Orhan
Seyfi, Yahya Kemal ve Yusuf Ziya Ortaç ile rakılarını yudumlarken o doyumsuz
anı bir tablo ile ölümsüzleştirmek istemiş ve söz konusu tabloyu yapmıştır (bu tablo sonradan etiket olacaktır).
Üstada göre resimdekilerden biri kendisi, diğeri ise devrin önde gelen
edebiyatçı ve şahsiyetleriyle çok iyi diyalogu olan şair ve fikir adamı Fazıl
Ahmet Aykaç beydir.
Etikette İsmet
İnönü'ye benzetilen Fazıl Ahmet Aykaç Bey; 1918'de Kınalıada'da doğan, henüz 18
yaşında Galatasaray forması giyen ve futbolu bıraktığı 1945 yılına kadar
Galatasaray'dan başka hiçbir kulüp için ter akıtmayan, daha ilk maçında Macar
takımı Upjest'e gol atan, Galatasaray lisesinde 12 yıl yatılı okumuş,
Gündüz Kılıç'ın sıra arkadaşı, efsanevi sağ bek, büyük Galatasaraylı Eşref Aykaç'ın babasıdır.
Fazıl Ahmet Aykaç.
Hepsini saygı ve
rahmetle anıyorum.


