Tekrar
kurulan diplomatik ilişkiler çerçevesinde ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin Küba’nın
başkenti Havana’yı ziyareti ve ABD’nin Küba büyükelçiliğinin açılış törenin öncesinde, Küba Devrimi’nin efsanevi önderi Fidel Castro 13 Ağustos’ta Kübalı La Granma ve
diğer yayın organlarında yayımlanmak üzere aşağıdaki makaleyi kaleme aldı.
İşte Castro’nun Kerry
ziyareti öncesi yayımlanan makalesi:
Gerçek ve Hayaller.
Yazmak,
faydalı olmanın bir yoludur. İnsanlığın çektiği acı ve hepimizi çevreleyen
inanılmaz kayıtsızlık ve görmezden gelme karşısında türümüzün daha iyi ve daha
derin eğitime sahip olması gerektiğini düşünebiliriz. Bunun tek istisnası, araştırmalarında
tatmin edici yanıtlar bulmaya çalışan bilim insanlarıdır. Onların dışındaki
insanlık için bir kelime, birkaç harfte sonsuz bir içerik barındırır.
Hepimiz
gençliğimizde Einstein’ın adını duymuşuzdur. Japonya ile ABD arasındaki vahşi
ve sınırsız savaşa son veren, Hiroşima ve Nagasaki’ye atılan atom bombalarının
haberi kulağımıza çalınmıştır. ABD’nin Pearl Harbor üssüne saldırı sonrası
başlayan savaş, o bombaların atılmasıyla sona erdi. Japon İmparatorluğu ise
çoktan yenilmişti. Kendi toprakları ve sanayii savaştan uzak kalan ABD,
dünyanın en zengin ve en silahlı gücü haline geldi.
Karşısında
ise yerle bir edilmiş, cesetler, yaralılar ve açlarla kaplanmış bir dünya
vardı. Sovyetler Birliği ve Çin Halk Cumhuriyeti, toplamda 50 milyon insanını
kaybetmiş, büyük bir yıkıma uğramıştı. Dünyanın neredeyse bütün altını ABD’nin
kasalarına dolduruldu. Bugünkü hesaplara göre ABD’nin altın rezervleri 8 bin
135 tona ulaşmış.
Bunun
yanında ABD, Bretton Woods anlaşmasını paramparça ederek, tek taraflı bir şekilde
parasının altın karşılığını sağlamayacağını da ilan etti. Nixon tarafından
alınan bu tutum, Franklin D. Roosevelt’in üzerinde anlaştığı ve imzasını
sunduğu sözleşmeleri yerle bir etti. Bu konunun uzmanlarının çoğunluğunun
görüşüne göre bu tutum, bir dizi krizin temelini oluşturdu ve ABD’nin kendi
ekonomik modeli için bile yıkım tehdidi oluşturmaya başladı.
Diğer
yandan ABD, Küba’ya verdiği büyük zararın ve milyarlara eşdeğer tazminatını
halen bize borçlu. Küba bu verileri, tartışmasız istatistik ve belgelerle
Birleşmiş Milletler’e defalarca sundu. Ama borç halen ortada.
Küba
Hükümeti ve Komünist Partimiz tutumumuzu tüm açıklığıyla dile getirdi. En iyi
niyetlerle ve iyimserlikle, dünya küresinin bu yanının ülkelerinin barış içinde
yaşaması, insanlığın parçasını oluşturan halklarımızın birlikteliği ve bu
sayede evrende bize düşen mütevazi alanda insanlığımızın tür olarak hayatta
kalmasına destek sunmak istiyoruz. Bu temelde barış ve tüm insanların iyiliği
ve mutluluğu için mücadele etmekten hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz. Ten renkleri
ne olursa olsun, gezegenimizin hangi ülkede yaşarsa yaşasın, tüm insanların
hayatı, mutluluğu, inanç ya da inançsızlık hakkı için mücadelemizi sürdüreceğiz.
Tüm
vatandaşlarımızın sağlık, eğitim, iş, beslenme, güvenlik, kültür, bilim,
geçinme ve mutluluk hakkı; diğer bir deyişle mücadelemize başlarken ilan
ettiğimiz tüm haklar ve hayallerimizin temelindeki adalet ve eşitliğin
ekleyeceği tüm haklar; gezegenimizin yaşayanlarının tümüne bunları diliyorum.
Kısmen
ya da bütünüyle aynı düşüncelerle vaftiz olan, aynı yönde ama çok daha ileri
fikirleri savunan tüm sevgili vatandaşlarıma, vatanseverlere teşekkürlerimi
ediyorum.Fidel Castro Ruz,
13 Ağustos 2015
