"Kısaca
oğlancılık ve/veya sübyancılık, erkek ve kız çocuklarına karşı duyulan cinsel
arzulara ait bir psikoseksüel hastalıktır. "
Bu hastalıklı fiilleri işleyenlere oğlancı veya sübyancı denilir.
Bu hastalar, kendi cinsleri veya karşı cinsteki çocuklara seksüel arzu
duyabilir.
Sadece küçük erkek çocuklara karşı cinsel arzu duyanlara oğlancı, her
iki cinsteki çocuklara arzu duyanlara ise sübyancı denir.
Bu psikoseksüel hastalar normal karşı cinsten büyüklerle seks yapmaktan
çekinirler, dolayısıyla çeşitli yollardan kamuflaj yaparak küçük çocuklara
yönelerek çok sayıda tecavüze sebep olurlar.
Bu hastaların literatürdeki adı pedofilidir ve sübyancı sözcüğü ile
eşanlamlıdır.
Bilindiği gibi sübyan Arapça kökenli ve küçük çocuk anlamına gelmektedir (genellikle
7-12 yaş arası)
Sübyancı ve oğlancı sapıkların en küçük çocuklara tecavüz olayını
gerçekleştirirken en önemli kamuflaj aracı dindir.
Bilhassa son senelerde Türkiye’de çocuklara tecavüz eden pedofili
hastalarının dini vakıf ve yurtlar ile din eğitimi veren kurum ve Kuran
kurslarında çıkmasının nedeni dinin kamuflaj olarak kullanılmasıdır.
Hatta bu pedofili hastaları uzun yıllar din eğitimi görmüş ve çocuklara
din eğitimi veren yaşlı başlı insanlar arasından çıkması çok anlamlıdır ki,
nedenlerini yazacağım.
Öncelikle bir saptamayı ortaya koymamız gerekmektedir.
O da, pedofili hastalığının çıkış yerinin Arap ülkeleri ve bilhassa
Arabistan yarımadası olmasıdır.
Birkaç yıl önce Birleşik Arap Emirlikleri’nden kara çarşaflı dindar bir
kadın olan Vedad Lutah yayımladığı kitabında yazmış ve şu saptamayı ortaya
koymuştur ki, Araplar evlenmeden önce ilk seks deneyimlerini erkeklerle
yaşıyorlar.
Bu saptama tarihsel olarak böyledir ve Araplar çok küçük yaştaki
kızlarla evlenerek, pedofili arzularını geleneksel hale getirmişlerdir.
Öyle ki, Arap geleneğinde dokuz yaşındaki bir kız evlenir ve gerdeğe
girer.
İslamiyet öncesi yaşanılan bu gelenek, daha sonra Araplar tarafından
kamufle edilmek üzere dinselleştirilerek İslam hukukuna (fıkıh) sokulmuştur.
Örneğin, İslam’ın önde gelen hadisçileri Buhari, Müslim ve Hanbeli
mezhebinin kurucusu Ahmed bin Hanbel kitaplarında Peygamber’in karısı Ayşe’den “Ben altı yaşındayken Allah’ı resulü benimle
evlendi, dokuz yaşında iken de zifafa girdik” hadisini naklederler.
Bence Arap pedofili hastalarının fıkıha kattıkları bu hadis, İslam
ülkelerinde neden çok fazla sübyancılık olduğunu açıklamaya yeter ki, dini
kullanan sübyancı sapıklar bundan manevi cesaret alır, çok rahat tecavüz
ederler küçük çocuklara.
Sübyancı sapıkların zihniyetlerindeki parçaları birleştirmeye devam
edelim.
İslam’ın önde gelen alimlerinden ve her yazdıkları fıkıh delili olarak
kabul edilen Kurtubi, İbni Arabi, İbni Şaban, Abdullah İbni Ömer-Hz.Ömer’in
oğlu-Suyuti, İbni Hacer Askalani, İbni Cerir Tabari ve daha bir çoğunda “Hz. Ömer bir gün Peygamber’e gelip dedi ki:
Mahvoldum ya Resulallah; Peygamber: Seni helak eden nedir? Diye sordu; Ömer: Dün
gece eşime gidiş yolunu değiştirdim -arkadan yaklaştım- Bunun üzerine şu ayet
indi: ”Kadınlarınız sizin tarlanızdır. O halde tarlanıza nasıl dilerseniz öyle
varın.’’
Bakara 223.
Bu ayete nasıl mana verdiklerini bilemem, ama buna dayanarak Araplar
arasında eşlerine dübürlerinden yanaşmak helal işler dairesindedir ve bu Arap
sapıklığı tüm İslam ülkelerine yayılmıştır.
Bakın, İslam ülkelerinde, yukarıda açıkladığım ayete dayanarak eşlerine
dübürlerinden yanaşma o kadar yaygın ki, Maliki mezhebinin kurucusu Malik İbni
Enes’e “Acaba insan helaliyle anal yolla
ilişkiye girebilir mi?” Diye sorduklarında, şöyle dedi: “Daha şimdi bu iş yapıp gusul abdesti
aldım’’ yanıtını verdi ve bu bilgi İslam’ın önde gelen âlimlerinden
Celalettin Suyuti’nin Eddur’il Mensur c.1,s.266’da kayıtlıdır.
Ayrıca İslam dünyasında Kütübü Sitte diye bilinen 6 sağlam hadis
kitabından olan Nesai’de ‘’Bu
işin haram olduğuna dair sahih rivayet bulunmamaktadır’’ şeklinde kayıtlıdır.
Yukarıda açıkladığım Arap sübyancı geleneğine ait çok küçük yaştaki kız
çocuklarının evlendirilmesinin İslam fıkhına sokulması ve hemen üstte
açıkladığım bir erkeğin karısına dübüründen (popo)
yanaşmasının önemli delillerle helal kabul edilmesi, İslam coğrafyasında
pedofili psikoseksüel sapıklığının normal kabul edilir olmasını sağlamıştır ki,
şimdi bu toplumsal yaranın nedeninin üçüncü ayağını anlatmaya çalışayım.
Kuran’ın Tur suresi 24.ayeti “Etraflarında,
sedeflerinde saklı inciler gibi tertemiz gılmanlar dolaşır’’ anlamını ifade
eder ki cennette, cennetliklerin etraflarında dolaşan gılmanlardan bahseder.
Gılman’ın anlamı bıyığı terlememiş genç ve güzel çocuk demektir.
Ayrıca yine Kuran’ın İnsan suresi 19.ayetinde “Etraflarında
Vildanlar (ölümsüz delikanlılar) dolaşır, onları görünce sanırsın ki, saçılmış
incilerdir’’ ayeti
ile gılman ayeti, oğlancı sapıkların yanlış anlamasıyla iştahlarını kabartmış
ve hep küçük yaştaki parlak erkek çocuklarla bu en iğrenç fiili işlemişlerdir.
Hatta İslam tarihinde nice halifeler sadece kadın cariyelerden kurulan
haremle yetinmemişler, parlak güzel erkek çocuklardan kurulu haremleri de
saraylarından eksik etmemişlerdir.
İşte İslam dünyasındaki küçük çocuklara tecavüz olayının üç dinsel
sacayağını açıklamaya çalıştım ki, bunlar tecavüzcü dinci sapıkların sarıldığı
güya delillerdir.
Kendisini Müslüman ve çocukların din öğretmeni olarak kabul edip de, din
eğitimi verilen okullar, Kuran kursları, İslam’ı yayma adına açılmış yurtlarda
oğlancılık/sübyancılık alçaklığını işleyen sapıkların bu fiili işlerken kendi
sapkın yorumlarına dayanarak yukarıda sıraladığım üç delili göz önünde
bulundururlar ki, bu psikoseksüel hastalıklarından hiçbir zaman kurtulamazlar.
İslam dünyasını kanser gibi sarmış bu pedofili hastalığına karşı üç
önlem gerekmektedir.
Bunlar:
1-Çocukları dindar ve terbiyeli yetiştirme gayesi ile elinizden alan
okullar, kurslar ve yurtlardan uzak tutmak,
2-Çocuklara bilimsel temellere dayalı ve beyinlerinde kendileri
olacakları özgür düşünce sistemini yaratacak eğitim ve öğretim kurumlarına
vermek,
3-Bilhassa küçük çocuklara musallat olan tecavüzcü sübyancı sapıklara
caydırıcı önlem olarak tıbbi yöntemlerle onları ömür boyu iğdiş (hadım) edecek ceza yasasını getirmek.
“İslam coğrafyasının her
santimetrekaresinin kan, barut, bombalar, toplu katliamlar, hırsızlıklar,
devleti yönetenlerin talanları ve bugün işlediğimiz küçük çocuklara tecavüz
olaylarının sebepleri nelerdir?” Diye sorduğumuzda, hepsinin altında tarih boyunca
alçak sahtekârların dine soktukları uydurmalar yattığı ortaya çıkmaktadır.
Seküler ve bilimsel eğitimden başka bir şey Müslüman dünyasını
kurtaramaz.
İbrahim ÖZDOĞAN H&H YORUM
