ANZAVUR İSYANI
Kurtuluş Savaşı'nın başladığı günlerde Osmanlı Padişahının ve
İngilizler'in kışkırtmaları ve teşviki ile Milli kuvvetleri yok etmek için
hilafet ordusu adı ile kurulan Kuvva-i İnzibatiye tarafından çıkarılan
ayaklanmalardır. (Birincisi: 1 Ekim
1919-25 Kasım 1919, ikincisi: 16 Şubat 1920-16 Nisan 1920) Anzavur halkın
huzursuzluğundan faydalanarak Çerkes köylerinde Milli teşkilatı kötüleyici
konuşmalar yapmaya başladı. Bu kışkırtma üzerine Pomaklardan Gâvur İmam ve Şah
İsmail etrafına topladıkları kuvvetlerle Anzavur'un yanına gelmişlerdir.
Anzavur'da topladıkları adamları Gâvur İmam'a bırakarak Yeniceye hareket eder.
Bu sırada gerek İngilizlerin ve gerekse saray Anzavur'a ulaştırılmak üzere, birçok
silah, cephane ve parayı hep birlikte İstanbul'dan yola çıkardılar. Bu suretle
İstanbul hükümetinden para yardımı alan Anzavur arkadaşları ile Biga ve Gönen
ilçelerini ele geçirmek için plan hazırlamaya başlamışlardır. Durumu haber alan
Ankara Hükümeti, Süleyman ve Rahmi Bey'in Kumandasındaki kuvvetler ile Biga'ya
doğru yola çıkmışlardır. 14. Kolordu komutanı Yusuf İzzettin Paşa, bütün milis
kuvvetlerinin Balıkesir'de toplanmasını emretmiştir. Bu sırada Biga'yı
yağmalayan Anzavur Ahmet, Balıkesir'den Susurluk ve Gönen yönüne geçmiştir. 16
Nisan 1920'de Anzavur kuvvetleri Susurluk'un güneyindeki Yahya köyde
sıkıştırılmış ve yapılan çarpışmada bozguna uğratılmıştır. Bu yenilgi üzerine
Anzavur Ahmet, Önce Karabiga'ya sonra da deniz yolu ile İstanbul'a kaçarak
canını kurtarılmıştır.
AFYON AYAKLANMASI
Yozgat ayaklanmasının çıktığı sırada Yunanlıların kışkırtmasıyla
Afyon bölgesinde de, Çopur Musa çevresindekilerle ayaklandı. Çopur Musa din
elden gidiyor propagandası yapmaya başlamıştı. Kuvay-i Milliye birliklerinin
Çopur Musa'nın üzerine gitmesiyle, Çopur Musa Yunan tarafına sığındı.
ALİ BATI İSYANI
Kurtuluş Savaşını başladığı günlerde düzensizlik ve
karışıklıklardan faydalanarak çıkarılan isyandır. (11 Mayıs-18 Ağustos 1919) Ali Batı, Midyat'ın güneyinde hayatlarını
sürdüren bir aşiretin başına geçtikten sonra İngilizlerden de yardım alarak
isyan etmiştir. Onun asıl gayesi burada bir Kürdistan devleti kurmak olduğu
için, silahlı adamları ile Nusaybin'e girmiştir. İsyan haberini alan Mardin 5.
Tümen Kumandanlığı, 3. Tabur Kumandanı Yüzbaşı Yusuf Ziya'yı Nusaybin'e
göndermiştir. Yusuf Ziya'nın müfrezesi Karakurt köyü yakınlarında Ali Batı'nın
askerleri ile savaşa tutuşmuş ve kaçan Ali Batı'yı saklandığı Medah denilen
yerde kıstırarak iki saat süren çarpışma sonunda ölü olarak ele geçirmiştir.
BOLU VE DÜZCE İSYANLARI
Kurtuluş savaşı sırasında gerek İstanbul Hükümeti'nin ve gerekse
İngiliz'lerin kışkırtması ile milli kuvvetlere karşı girişilen ayaklanmalardır.
(13 Nisan 1920-31 Mayıs 1920) İstanbul
hükümeti tarafından desteklenen Kuva-i İnzibatiye Kuvvetleri Düzce'de ayaklanma
çıkarmışlardır. Asiler ilçenin dışında bulunan Müfreze Karargâhını basarak,
Müfreze Kumandanını esir almışlardır. Asilerin elebaşları arasında Berzak
Sefer, Çerkez Koçi Bey, Maan Ali gibi kimseler bulunmaktadır. Düzce ayaklanması
kısa zamanda Bolu'ya da sıçramış, Beypazarı'ndan bir kısım halk da bunlara
katılmıştır. Bolu boğazını tutan jandarmalar, asileri durdurmayı başaramayınca
ayaklanma Gerede ve Mucur taraflarına da sıçramıştır. Kısa zamanda bütün
bölgeyi tesiri altına alan bu ayaklanmayı bastırmak üzere Binbaşı Şemsettin ve
Kaymakam Arif Beyler kumandasında milli kuvvetler harekete geçirilmiştir. Kısa
zamanda çeşitli yerlerde yapılan çarpışmalar sonunda Bolu, Beypazarı, Nallıhan,
Çarşamba, Mudurnu, Düzce, Hendek ve Gerede kasabaları asilerden temizlenmiştir,
halkı kışkırtan elebaşları idam edilmişlerdir. (26 Mayıs 1920) Birinci Düzce isyanından hemen sonra, milli
kuvvetlerin Yozgat isyanını bastırmak için görevlendirilmesi üzerine, bu
durumdan faydalanmak isteyen Abaza ve Çerkezler, İkinci defa Düzce ve Hendek
dolaylarında ayaklanmışlardır. Bolu dağına gönderilen birlik, gece yarısı
asiler tarafından pusuya düşürülmüş ve asiler birçok milli kuvvet subayını
şehit etmişlerdir. Bu durum üzerine görevlendirilen yeni milli kuvvetler bir
buçuk ay sonra ikinci defa bu bölgede çıkan ayaklanmayı bastırmışlardır.
BOZKIR İSYANI
Kurtuluş savaşı sırasında Bozkırlı Zeynel Abidin tarafından iki
defa çıkarılan ayaklanmadır. (27 Eylül -
4 Ekim 1919, 20 Ekim -4 Kasım 1919) Konya Valisi Cemal Bey ve İngilizlerin
İstanbul'da bulunan papazı ile sıkı ilişkiler kurarak işe başlayan Bozkırlı
Zeynel Abidin, bunlardan aldığı yardım ve direktiflerle Bozkır'a girmiş, karşı
koyanları öldürerek jandarmaların ellerinde bulunan silah ve malzemeleri ele geçirmiştir.
Bu sırada Beyşehir'den gelen süvari kuvvetlerini de esir eden asiler, Konya'dan
gelen uyarıcı konuşmalar sonunda dağılmışlardır. Fakat asiler Konya'nın
güvenlik altına alınacağı haberini alınca, tekrar harekete geçerek başlarında
Bozkırlı Zeynel Abidin, Hoca Abdullah, Hoca Sabit ve Hoca Abdülhalim Efendiler
bulunan asiler Bozkır'ın güney-batı sırtlarına kadar gelmişlerdir. Kasabaya
haber göndererek Milli Kuvvetleri istemediklerini bildiren asiler, kendilerine
tatmin edici bir cevap verilmediği gerekçesi ile tekrar Bozkır'a girmişlerdir.
Asilerin isyanını bastırmak görevini alan Yarbay Arif Bey bütün kuvvetleri ile
isyancıları Adana'da sıkıştırmış ve hemen hepsini yok etmiştir. İsyanın
elebaşları daha sonraları çeşitli yerlerde yer yer ayaklanmalar çıkarmışlarsa
da Milli Kuvvetler tarafından ezilmişlerdir. (4 Kasım 1919)
CEMİL ÇETO İSYANI
Kurtuluş Savaşı sırasında Fransız ve İngilizlerden yardım alarak
Bahtiyar Aşireti Reisi tarafından çıkarılan ayaklanmadır. (7 Haziran 1920) Bahtiyar Aşireti Reisi olan Cemil Çeto, Kürt Teali
Cemiyeti prensiplerine uygun olarak İngilizlerden yardım almış ve Doğu'da bir
Kürdistan Devleti kurmak için ayaklanmıştır. Milli kuvvetler Cemil Çeto
kuvvetlerinin kısa zamanda dağıtmış ve kendisi ile oğlu birlikte yakalanarak
idam edilmiştir.
ÇERKEZ ETHEM AYAKLANMASI
Yunanlıların İzmir'i işgalinden sonra, Çerkez Ethem topladığı
kuvvetlerle Salihli Cephesini kurmuş ve kendini de cephe komutanı ilan
etmişti. Kuvayi Seyyare adıyla anılan süvari birlikleri, yalnız istilacı düşmana
karşı değil, Anzavur'un ezilmesinde, Düzce, Adapazarı ve Yozgat
ayaklanmalarının bastırılmasında yararlılık gösterdi. Ankara hükümeti Erkânıharbiye
reisi İsmet Bey (İnönü), Ethem'in
birliklerinin kesin olarak disiplin altına alınması için emir verdi. Batı
cephesinin harekete geçtiğini gören Ethem T.B.M.M. Reisliğine Meclisi'de
aşağılayan ve Mustafa Kemal'in Bilecik'ten dönerken Ankara'ya götürdüğü
İstanbul Hükümetinin temsilcilerinin hemen serbest bırakılmasını isteyen bir
telgraf çekti. Bunu üzerine Meclis'de Kuvayi Seyyareye karşı çıktı. Batı
Cephesi komutanlığı Ethem ve Tevfik Beylerin vatana ihanet suçu işlediklerini
öne sürerek teslim olmalarını istedi. Fakat mebus Reşit Bey'in de kendilerine
katılmasıyla üç kardeş Uşak'ta Yunanlılarla görüştüler. Düzenli ordu İsmet Bey
ve Refet Bey' in (Bele) komutasında
1921 yılı ocak ayında Kuvayı Seyyare'nin tuttuğu Gediz-Kütahya üstüne yürüdü.
Çerkez Ethem'in yanındaki kuvvet iyice küçülmüştü. 1. Süvari Grubu komutanı Binbaşı
Derviş Bey takip ediyordu. Derviş Bey Ethem'in arkadaşı olduğu için Yunanlılara
sığınmadan önce silahlarını bırakmasını sağladı.
KOÇGİRİ İSYANI
Erzincan ve çevresinde 1920 sonlarında eşkıyalık olayları alıp
yürümüştü. Bu durumu önlemek üzere Zara'dan İmranlı'ya gönderilen süvari
alayının varlığı, eşkıyayı rahatsız ettiği için, İmranlı bucak müdürü Haydar'ın
akrabaları, askeri bölgeden uzaklaştırmak amacıyla burada bir ayaklanma
hazırladılar. Bir yandan da, bölgede bağımsız bir kürt devleti kurulacağı
yolunda propaganda yapıyorlardı. Nitekim 7 aşiret reisi, 8 Nisan 1921'de
TBMM'ye gönderdikleri bir mektupla bölgede bir Kürt vilayeti kurulmasını,
valiliğe bir kürdün atanmasını istediler. Ayaklanmayı bastırmakla
görevlendirilen Nurettin Paşa komutasındaki Merkez Ordusu Koçhisar, Zara, Muş,
Ovacık, Kemah, Kangal, Koçgiri bölgesinde geniş bir tarama harekâtına girişti
ve ayaklananlarla, 15 yerde çarpışmak zorunda kaldı. Mayıs sonunda doğru eşkıya
grupları sindirilmiş, bunlardan bir kısmı teslim olmuş, 500 kadar da
öldürülmüştü.
KONYA AYAKLANMASI
Kurtuluş savaşı yıllarında baş gösteren ve Konya'nın bir süre
isyancıların elinde kalmasına neden olan ayaklanmadır. (Ekim-Kasım 1920) 1919'daki Bozkır Ayaklanmaları'nın elebaşlarından
olan Delibaş Mehmed Ankara Hükümeti'ni tanımadığını ilan ederek çoğu asker
kaçağı 500 kadar silahlı kişiyle Konya'nın Çumra nahiyesini bastı; nahiye
müdürünü tutukladı ve Konya ile haberleşmeyi kesti. (2 Ekim 1920) Ayaklanma kısa sürede Koçhisar, Karapınar, Karaman,
Akşehir ve Alanya'ya kadar yayıldı. Ayaklanmayı haber alan Ankara Hükümeti Dâhiliye
Vekili Miralay Refet Bey'i (Bele)
ayaklanmayı bastırmakla görevlendirdi. Ayaklanmayı bastırmaya gelen Kuvayi
Milliye birlikleri kentin kuzeybatısında toplanıyordu. 6 Ekim 1920'de
ayaklanmacılar Kuvayi Milliye'nin bulunduğu noktaya doğru saldırdı, fakat
Kuvayi Milliye birlikleri ayaklanmacıları Konya'dan çıkarttı. Kuvay-ı
Milliyenin ayaklanmacıları izlemesi, Kasım 1920 sonlarına kadar sürdü. Demirci
Mehmed Efe ve Yarbay Osman Bey'e bağlı birliklerinde bastırma harekâtına
katılmasıyla ayaklanmacıların gücü iyice kırıldı. Demirci Mehmed Efenin
bastırma harekâtının son noktası olan Isparta'ya girmesiyle 22 Kasım 1920'de
Konya ayaklanması tümüyle sona erdi.
KUVAY-I İNZİBATİYE (HALİFE ORDUSU)
Kuvay-ı Milliye İzmit ve çevresine kadar olan bölgeyi
kontrollerinde tutuyordu. Buralarda Kuvay-ı Milliye'nin olması İngilizlerin
işine gelmiyordu. Onlar açısından boğazlar tehlikeye düşüyordu. İngilizler her
tarafta düzeni ve güvenliği sağlamak için İstanbul Hükümeti'ne Kuvay-ı
İnzibatiye adıyla bir ordu kurdurdular. Bu orduyu saraya bağlı paşalar
yönetiyordu. Bu ordu her yönüyle Kuvay-ı Milliye birliklerinden üstündü.
Gevye'ye saldıran ve halkı kışkırtan Kuvay-ı İnzibatiye'ye karşı Kuvay-ı
Milliye birlikleri büyük bir başarı kazandılar. Ali Fuat Paşa'nın orduyu ustaca
yönetmesi başarılı olunmasında etkili oldu.
MİLLİ AŞİRET İSYANI
Kurtuluş Savaşı sırasında İngilizler ve Fransızların kışkırtması
üzerine Urfa'da Milli Aşiret tarafından çıkarılan ayaklanmadır. (8 Eylül 1920) Milli Aşiret'in reisi
İsmail ile birlikte Halil, Bahur, Abdurrahman ve Mahmut adlı elebaşıları,
Doğu'da bir Kürdistan Devleti kurmak düşüncesi ile ayaklanmışlardır. (24 Ağustos 1920) Büyük bir kuvvetle
harekete geçen asiler, Viranşehir'i aldıktan sonra Karakeçi Aşireti'ne mensup
olanları öldürmüşler, fakat daha sonra yapılan çatışmada, büyük çoğunluğu
ortadan kaldırılmıştır.
PONTUS İSYANI
Kurtuluş Savaşı sırasında Yunanlılar'ın kışkırtması ile Kuzey
Anadolu'da Rumlar tarafından çıkarılan ayaklanmadır. (1920-1923) 1904 yılında kurulan Pontus Cemiyeti, Anadolu'nun
düştüğü kötü durumdan faydalanarak harekete geçmiştir. İtilaf Devletleri'nin
Yunanlıları desteklemesinden cesaret alan Rum çeteleri, Anadolu'nun kuzeyinde
yaşlı Türkleri öldürmeye; kadın ve çocukları yok etmeye başlamışlardı. Samsun,
Merzifon, Tokat, Vezirköprü, Çarşamba, Terme, Lâdik ve Amasya yörelerinde
Ermeniler'le birleşerek büyük bir vahşet örneği veren Rumlara karşı Topal Osman
Ağa, Milli Kuvvetlerle birlik olarak harekete geçmiş ve Pontus Cemiyetine ait
Rum çetelerini teker teker ortadan kaldırmaya muvaffak olmuştur. Kurtuluş
Savaşı kazanıldıktan sonra Rumların hepsi Anadolu'dan sürülmüş ve böylece
Pontus Devleti kurma çabaları da söndürülmüştür.
YOZGAT İSYANI
Kurtuluş Savaşı sırasında Hürriyet ve İtilaf Fırkası reisi
Çapanoğlu Edip ve Celal tarafından Yozgat ve yöresinde çıkarılan ayaklanmadır.
(15 Mayıs 1920-30 Aralık 1920) Çapanoğlu Edip ve Celal kardeşlerin kışkırtması
ile Yozgat yöresinde, Ankara Hükümeti'ne karşı başlatılan ayaklanma iki ayrı
dönemde olmuştur. İlk ayaklanma Yıldızeli'nde Erzurumlu Hüseyin Nazım ve Kara
Mustafa'nın elebaşılığında çıkarılmıştır. Milli Kuvvetler bu ayaklanmayı 30
Aralıkta bastırmaya muvaffak olmuşlardır. İkinci isyan ise avukat Zileli Ali,
Bucak Müdürü Naci ve arkadaşları tarafından çıkarılmıştır. Kısa sürede yaygın
bir duruma gelen ayaklanma Yozgat'a da yayılmıştır. Yozgat isyanını bastırmakla
görevlendirilen Çerkez Ethem, kuvvetleri ile birlikte Yozgat'a girmiş,
elebaşlarından birçoğunu idam ederek ayaklanmaya son vermiştir.
ZİLE AYAKLANMASI
Kurtuluş Savaşı sırasında, Tokat ve Zile yöresinde patlak veren
ayaklanmadır. (Mayıs-Haziran 1920) Yozgat ve Yıldızeli ayaklanmalarından ve
Damat Ferid Paşa'nın desteğinden cesaret alan Zileli dava vekili Ali Bey,
görevden alınan eski nahiye müdürü Naci Bey ve İhsan Bey, 30 kadar atlıyla Zile
köylerini dolaşarak propaganda yapmaya başladılar. Bu olayın haber alınması
üzerine, Ankara hükümeti 3 Haziran 1920'de Zile'ye süvari Binbaşı Hilmi Bey
komutasında birbirlik gönderdi. Bu arada eylemlerine son verenlerinde
bağışlanacakları duyuruldu. Postacı Nazım adında biri Ankara'ya haber
göndererek, TBMM Hükümeti'ni tanımadığını bildirdi. Ardından 400 kişilik bir
kuvvetle 6 Haziranda Zile'ye saldırdı. Olayların büyümesi üzerine Ankara
hükümeti, Tokat'taki 5. Tümen'i de Zile'ye gönderdi. Ama Cemil Cahit Bey'in
komuta ettiği tümen, Zile eşrafının önemli bir bölümünün de ayaklanmacılara
katıldığını ve kentteki jandarma birliklerinin Postacı Nazım'a teslim
olduklarını öğrenince kente düzenlemeyi planladıkları saldırıdan vazgeçtiler.
Zile'ye Sivas Erzurum'dan yeni birlikler gönderildi. Ayaklanma takviye edilmiş
5.Tümen'in yoğun çatışmalardan sonra 12 Haziran'da Zile'ye girmesiyle
bastırıldı.











